think pink

  • rss
  • archive
  • wh4t-a-peasant:

.

    wh4t-a-peasant:

    .

    (via raw-rrr)

    Source: wh4t-a-peasant
    • 2 months ago
    • 11 notes
  • (via awkswbu)

    Source: akalinds
    • 2 months ago
    • 7083 notes
  • (via fairymariposa)

    Source: cherrybam
    • 2 months ago
    • 39117 notes
  • (via fairymariposa)

    Source: weheartit.com
    • 2 months ago
    • 1689 notes
  • (via fairymariposa)

    Source: GENIES
    • 2 months ago
    • 25254 notes
  • (via fairymariposa)

    Source: dear-caio
    • 2 months ago
    • 2808 notes
  • loamugagorunluuye:

Ben çocukken çok salaktım. Edip Akbayramın ismini Edi zannederdim.Yani o, benim için Edi Pakbayramdı. Ablama, Nasıl olup da kocabir günü canın sıkılmadan evde oturarak geçiriyorsun? demiştim.Büyüyünce insanın canı sokakta oynamak istemez ki cevabınıvermişti. Uzunca bir süre büyüyüp büyümediğimi anlamak içinkendime, Canın sokakta oynamayı istiyor mu? diye sormuştum. Annemerkeğin cinsel organını pipi kadınınkini kutu olaraktanımlamıştı. O zamanlar TRTde Cenk Korayın sunduğu Tele Kutudiye bir yarışma vardı. Yarışmacılar, Hayır Cenk Bey, ben kutumuaçmak istiyorum deyince koşarak odadan kaçardım.Sabahları kalktığımda aklımın hala yerinde olup olmadığını anlamakiçin 2+2, 3+4 gibi toplama işlemleri yapardım. Sonuçlar doğruolunca da çok sevinirdim. Dedemle parka gittiğimiz bir günTRTciler çekim için oradaydı. Beni oynarken çektiler. Yayın günübizim aile jeneriğinde gözüktüğüm çocuk programını izlemek içintelevizyon başına geçti. Kendimi ekranda görünce, Beni niye parktaunuttunuz? diye gözyaşlarına boğulmuştum.Geri vites kavramım yoktu. Şoför, kolunu koltuğa atıp arkayadoğru bakınca araba otomatikman geri geri gidiyor zannederdim.Benden büyük kuzenlerim dondurmacıların dondurma külahlarının sivrikısmıyla kulaklarını karıştırdığını söylemişti. İnanmıştım. Hala dakülahların sivri kısımlarını yemem. Çöpe atarım.Babaannem bir gün gelirse sevdiğim dizilerin olmadığı bir güngelsin istiyordum.Abimle Karaoğlancılık oynardık. O Karaoğlan olurdu, beni de Bizansaskeri yapardı. Sonra evire çevire döverdi. Çok mühim bir şeyyaptığımı sandığım için canım yansa bile hiç sesimi çıkarmazdım.Yeşil ve siyah zeytinin ayrı ağaçlarda yetiştiğini sanırdım.Bulmacalardaki, Annenin erkek kardeşi kısmına dayımın beş harfliismini sığdırmaya çalışırdım.Anaokulunda patates baskısı yapmayı öğrenmiştik. O kadar hoşumagitmişti ki, evde duvarlara, masa örtülerine filan basmıştım. Ancaksanat merakım annemin yeni aldığı beyaz eteğe patatesiyapıştırmamla son bulmuştu. Hem gönlünü almak hem de el koyduğupatateslerime kavuşmak için dahiyane bir fikirle öğretmeniminyanına gittim. Annem yazısını patatese oydurttum. Sevinçle evegelerek soyundum. Renkli boyalara batırdığım patatesi vücudumun hertarafına bastım. Sonra da annemin karşısına geçtim. Beni o haldegörünce ağlamaya başlamıştı.Madonna ile Maradonayı kardeş zannederdim. Kendi kendime,Bunların babası ne şanslı be. Bir çocuğu futbolun kralı, birimüziğin kraliçesi derdim. Birinden özür dilediğim zaman Allahınbana bir özür vereceğini sanırdım. Sakat olacağımı düşünüp hemendilediğim özrü geri alırdım.Kurban Bayramında toplanan derilerden uçak yapıldığını sanırdım.Uçakların dış yüzeyi bu derilerle kaplandığı için Türk HavaKurumunun topladığını düşünüyordum. Uçak kaçırma filmlerindesilahla ateş edildiğinde ya da a patladığında, Ayyy! Deridelindi! derdim.Gil diye konuşanları fakir zannederdim. Annem banyodan çıktıktansonra babamın söylediği, Sıhhatler olsun lafını Saatler oldudiye anlardım. Bunun da, Banyoda amma çok kaldın gibi bir şeydemek olduğunu sanıp babamın anneme kızdığını düşünürdüm. Anneminbuna karşın niye sadece, Sağol dediğini merak ederdim. Ne kibarkadın, derdim.cmylmz

    loamugagorunluuye:

    Ben çocukken çok salaktım. Edip Akbayramın ismini Edi zannederdim.
    Yani o, benim için Edi Pakbayramdı. Ablama, Nasıl olup da koca
    bir günü canın sıkılmadan evde oturarak geçiriyorsun? demiştim.
    Büyüyünce insanın canı sokakta oynamak istemez ki cevabını
    vermişti. Uzunca bir süre büyüyüp büyümediğimi anlamak için
    kendime, Canın sokakta oynamayı istiyor mu? diye sormuştum. Annem
    erkeğin cinsel organını pipi kadınınkini kutu olarak
    tanımlamıştı. O zamanlar TRTde Cenk Korayın sunduğu Tele Kutu
    diye bir yarışma vardı. Yarışmacılar, Hayır Cenk Bey, ben kutumu
    açmak istiyorum deyince koşarak odadan kaçardım.

    Sabahları kalktığımda aklımın hala yerinde olup olmadığını anlamak
    için 2+2, 3+4 gibi toplama işlemleri yapardım. Sonuçlar doğru
    olunca da çok sevinirdim. Dedemle parka gittiğimiz bir gün
    TRTciler çekim için oradaydı. Beni oynarken çektiler. Yayın günü
    bizim aile jeneriğinde gözüktüğüm çocuk programını izlemek için
    televizyon başına geçti. Kendimi ekranda görünce, Beni niye parkta
    unuttunuz? diye gözyaşlarına boğulmuştum.

    Geri vites kavramım yoktu. Şoför, kolunu koltuğa atıp arkaya
    doğru bakınca araba otomatikman geri geri gidiyor zannederdim.
    Benden büyük kuzenlerim dondurmacıların dondurma külahlarının sivri
    kısmıyla kulaklarını karıştırdığını söylemişti. İnanmıştım. Hala da
    külahların sivri kısımlarını yemem. Çöpe atarım.

    Babaannem bir gün gelirse sevdiğim dizilerin olmadığı bir gün
    gelsin istiyordum.

    Abimle Karaoğlancılık oynardık. O Karaoğlan olurdu, beni de Bizans
    askeri yapardı. Sonra evire çevire döverdi. Çok mühim bir şey
    yaptığımı sandığım için canım yansa bile hiç sesimi çıkarmazdım.
    Yeşil ve siyah zeytinin ayrı ağaçlarda yetiştiğini sanırdım.
    Bulmacalardaki, Annenin erkek kardeşi kısmına dayımın beş harfli
    ismini sığdırmaya çalışırdım.

    Anaokulunda patates baskısı yapmayı öğrenmiştik. O kadar hoşuma
    gitmişti ki, evde duvarlara, masa örtülerine filan basmıştım. Ancak
    sanat merakım annemin yeni aldığı beyaz eteğe patatesi
    yapıştırmamla son bulmuştu. Hem gönlünü almak hem de el koyduğu
    patateslerime kavuşmak için dahiyane bir fikirle öğretmenimin
    yanına gittim. Annem yazısını patatese oydurttum. Sevinçle eve
    gelerek soyundum. Renkli boyalara batırdığım patatesi vücudumun her
    tarafına bastım. Sonra da annemin karşısına geçtim. Beni o halde
    görünce ağlamaya başlamıştı.

    Madonna ile Maradonayı kardeş zannederdim. Kendi kendime,
    Bunların babası ne şanslı be. Bir çocuğu futbolun kralı, biri
    müziğin kraliçesi derdim. Birinden özür dilediğim zaman Allahın
    bana bir özür vereceğini sanırdım. Sakat olacağımı düşünüp hemen
    dilediğim özrü geri alırdım.

    Kurban Bayramında toplanan derilerden uçak yapıldığını sanırdım.
    Uçakların dış yüzeyi bu derilerle kaplandığı için Türk Hava
    Kurumunun topladığını düşünüyordum. Uçak kaçırma filmlerinde
    silahla ateş edildiğinde ya da a patladığında, Ayyy! Deri
    delindi! derdim.

    Gil diye konuşanları fakir zannederdim. Annem banyodan çıktıktan
    sonra babamın söylediği, Sıhhatler olsun lafını Saatler oldu
    diye anlardım. Bunun da, Banyoda amma çok kaldın gibi bir şey
    demek olduğunu sanıp babamın anneme kızdığını düşünürdüm. Annemin
    buna karşın niye sadece, Sağol dediğini merak ederdim. Ne kibar
    kadın, derdim.

    cmylmz

    (via fairymariposa)

    Source: loamugagorunluuye
    • 2 months ago
    • 1605 notes
  • (via fairymariposa)

    Source: iceridekibiri
    • 2 months ago
    • 1783 notes
  • (via fairymariposa)

    Source: kindred-s-p-i-r-i-t-s
    • 2 months ago
    • 69 notes
  • (via fairymariposa)

    Source: mrsduffy
    • 2 months ago
    • 1660 notes
© 2012–2013 think pink
Next page
  • Page 1 / 51